Khabat Üretimiyle Değer Katıyor

GAMA Güç Sistemleri ekibi tarafından Kuzey Irak Erbil’de yapımı üstlenilen 2×150 MW Khabat Kombine Çevrim Güç Santrali’nin yapım işleri zorlu bölge şartlarına karşın başarıyla tamamlandı. İşvereni Kuzey Irak Bölgesel Yönetimi Elektrik Bakanlığı olan santralin ilk ünitesinin geçici kabulü Ocak 2020’de ikinci ünitenin kabulü de Şubat 2020’de yapıldı. Devreye alınan Khabat Güç Santrali, Kuzey Irak bölgesindeki kurulu gücün yaklaşık %8,5’ine karşılık gelen senede toplam 1,600 GWh enerji üretimine başlamasıyla Irak’ın artan enerji ihtiyacına önemli bir katkı sağlıyor.

GAMA’nın toplam 30 GW’lık santral yapımı deneyiminden yola çıkarak, proje kapsamında yer alan; santral binalarının, altyapı işlerinin tasarımını, satın almasını ve sahadaki tüm yapım-montaj işlerini, aynı zamanda mekanik ve elektrik BOP sistemlerinin de tasarım ve satın alması başarıyla tamamlandı. Yapım esnasında GAMA olarak aktif sahada çalışan sayısının 2.035’e çıktığı projede her an İş Sağlığı ve Güvenliği politikaları ön planda tutularak yaklaşık 16 milyon adam/saat kazasız saate ulaşıldı.

Khabat Projemiz hakkında daha fazla bilgi almak icin tıklayınız.

Dijital Dönüşüm ve Endüstri 4.0 Üzerine

Erkin Başyiğit – GAMA Holding Bilişim Direktörü

Teknolojik gelişmelere ilişkin son zamanlarda en çok karşılaşılan terimler sanırım “Dijital Dönüşüm” ve “Dijital Yıkım” oldu. Toplum ve kurumların 3. Endüstri devriminden 4. Endüstri devrimine geçişleri olarak tanımladığımız Dijital dönüşümü; geleneksel iş süreçlerinde (mal ve hizmet üretimi, satışı vb.) güncel dijital teknolojilerin kullanılması, buna binaen mevcut iş süreçlerinin/modellerinin köklü bir değişime uğraması ve yeni dijital ürün ve hizmetlerin ortaya çıkması olarak da tanımlayabiliriz.

Dijital Yıkım ise Dördüncü Endüstriyel Devrimin kamu ve özel sektör alanlarındaki etkileridir. Giderek yaygınlaşan ve ucuzlayan dijital teknoloji, endüstriyel, ekonomik ve sosyal alanlarda yaygın bir değişime yol açmaktadır.

Dijital saatlerin 1970’lerde kullanılmaya başlandığı, yine 1960’larda NASA’nın Aya insanlı gidiş-geliş programı olan Apollo görevinde IBM’in geliştirdiği ilk dijital bilgisayarların kullanıldığı gerçeğinden yola çıkarak, dijital dönüşüm aslında eskiden beri var olan bir gelişim olarak karşımıza çıkıyor. Dolayısıyla “Dijital Dönüşüm” terimine daha güçlü bir tanım getirmek için onu endüstriyel devrimler kavramı aracılığıyla ve hayatımızı etkileyen daha geniş bir değişim bağlamında çerçevelememiz doğru olur. Endüstri Devrimi 4.0’ı da daha iyi anlamak için insanoğlunun geçmişten günümüze yaşadığı 3 Endüstri devrimine bakmak gerekiyor.

Endüstri Devrimleri

  1. Endüstri Devrimi veya Endüstri Devrimi modern tarihte, temeli tarım ve el sanatları üzerine kurulu bir ekonomiden sanayi ve buhar gücünden faydalanan makine imalatının egemen olduğu bir ekonomiye geçiş sürecidir. Bu geçiş süreci ilk 18. yüzyılda İngiltere’de başladı (18 – 19. yüzyıl) ve oradan tüm dünyaya yayıldı.
  2. Endüstri Devrimi, 1800’lerin sonlarından Birinci Dünya Savaşı’na kadar yaşanan sanayi dönüşümüdür. Demir ve çelik ham maddelerinin yaygınlaşarak ağır sanayinin gelişimine katkı sağladığı bu dönüşümün tetikleyici araçları; seri üretim teknikleri (Ör: Dünyanın İlk Seri Üretim Otomobili Ford Model T Henry Ford), elektrik gücü ve içten yanmalı motorlar tarafından oluşmuştu.
  3. Endüstri Devrimi, 1980’lerde başlayan bilgisayar ve iletişim teknolojilerinin (internet) üretimde kullanılmaya başlanmasıyla tetiklenen dönüşümdür.
  4. Endüstri Devrimi hamlesinde öncü olan ülke Almanya’dır. 2011 yılı içinde Uluslararası Hannover Endüstri ve Sanayi Fuarı’nda ilk kez lanse edilen Endüstri Devrimi 4.0, Yapay Zekâ, Nesnelerin İnterneti, Büyük Veri, 3-D yazıcılar, Robot ve Otomasyon teknolojilerini daha fazla kullanarak akıllı fabrikalarda akıllı ürünler üretilmesini amaçlıyordu. İçinde birden fazla farklı teknolojik unsurları barındıran Endüstri Devrimi 4.0’ın ortaya çıkmasında en önemli ana etmenlerden birisi de bilgisayarların düşük maliyetle daha fazla işlem (Computing Capacity) yapabilme kabiliyetinin artması olarak ortaya konabilir. Bu etmene destekleyici bir örnek olarak, Yapay Zekâ gibi makine öğrenmesi teknolojilerinin yıllar önce var olduğu fakat kullanımının günümüzdeki kadar yaygın olmadığını görebiliriz.

Dijital Dönüşümün Planlanması

Dijital dönüşüm sürecinde her sektörün ve her şirketin kendine özgü ihtiyaçları olabilmektedir ve 4. Endüstri Devrimi, şirket yönetiminin liderliğinde hedeflere uygun, stratejik fırsatların ve güçlü yanların dijital fikirlere dönüştürüldüğü yeni bir dijital dönüşüm stratejisine ihtiyaç duymaktadır.

Şirketlerin başarılı olarak sonuçlandırdığı dijital dönüşüm projelerini irdelediğimizde, bu tür büyük ölçekli dönüşüm/değişimlerin birden fazla proje olarak ele alınıp (Project Portfolio Management), her proje için Yalın Girişim (Lean Startup) veya Agile (Çevik) gibi yinelemeli proje metodolojileri kullanıldığını böylece her projenin risk ve geri dönüşümü ayrı olarak değerlendirildiğini görüyoruz ve bu tür yöntemler ile dijital dönüşüm projelerinin başarısızlıkla sonuçlanma olasılığındaki riskler minimize edilmiş oluyor.

Diğer taraftan, teknolojik dönüşümden daha zorlayıcı olan bu tür büyük değişimleri başarı ile yönetebilmektir. Dolayısıyla, organizasyonun yapısına göre doğru ve etkili değişim yönetimi modelini belirlemek (organik, organik olmayan, vb.) ve bu modeli disiplinli bir şekilde belirlenen güçlü değişim liderleriyle uygulamak hayati önem taşıyor.

Dijital dönüşüm sürecini sürdürülebilir olarak yapılandırılabilmesi için girişimci zihniyetin de şirket çapında oluşturulması gerekiyor. Google yeni iş fikirlerinin sistematik olarak ortaya çıkarılmasında, aşağıdaki formülü (70-20-10 çalışan kapasite oranı) çalışanların günlük işlerine ilave uygulayarak faydalanıyor. Bu fikirlerden yıkıcı olanları (Ör: Yapay Zekâ teknolojisini barındıran fikirler) değerlendirilerek testleri yapılıyor ve sonrasında ürün/hizmet olarak ortaya çıkarılması sağlanıyor.

• Çalışanlar kapasitelerinin % 70’ini ana faaliyet alanlarına ayırıyorlar.
• Çalışanlar kapasitelerinin % 20’sini ana faaliyet alanlarına ilişkin projelere ayırıyorlar.
• Çalışanlar kapasitelerinin % 10’unu ise işlerinden bağımsız yeni ve yıkıcı iş fikirlerini ortaya çıkarmak için ayırıyorlar.

Yapay Zekânın Ekonomik ve Sosyal Etkileri

Yapay zekâ, bir bilgisayarın veya bilgisayar yazılımı aracılığı ile her hangi bir donanımın, insan davranışlarını bire bir taklit etmesi ve topladığı bilgiler sayesinde kendini sürekli geliştirebilen sistemler olarak tanımlanabilir. Yapay zekânın şüphesiz hem toplum hem de ekonomi için derin ve yıkıcı sonuçları olacaktır. PWC’nin 2017 yılında gerçekleştirdiği çalışmasına göre, 2030 yılına kadar yapay zekâya bağlı olarak küresel GSYİH’da 15 trilyon dolar artış öngörülüyor. Söz konusu artışın yarısı iş gücü alanında gerçekleşecek verimlilik iyileştirmeleri diğer yarısı da artan tüketici taleplerinden oluşacağı tahmin ediliyor.

Tarih, yapay zekânın temsil ettiği büyük değişikliğin başlangıçta korku ve şüpheyle karşılandığını ve sonunda her zamanki gibi bu tür yıkıcı değişikliklerin kitlesel benimsenmeye yol açtığını gösteriyor.

Birçok meslek yapay zekânın yayılması ile ortadan kalkmış olacak. Buna bağlı olarak mevcut iş gücünün yeteneklerini geliştirmek ve yapay zekâ çağının gereksinimlerine uyumlu hale getirmek gerçekten çok zorlayıcı bir toplumsal sorun haline gelecektir. Buna karşın birçok yeni meslek de ortaya çıkacaktır.

• Finansal hizmet sektöründeki tüm işlerin yaklaşık yüzde 40’ı 2030’a kadar yazılım robotları tarafından yapılabilir hale gelebilir.

• İmalat, nakliye ve perakende sektörlerindeki işlerin yüzde 40 ila 50’si 2030’a kadar donanım veya yazılım robotları tarafından yapılabilir.

• Robotların bile imalat sektöründeki görevlerini 3 boyutlu yazıcılar üstlenebilir.

• Blockchain, finansal işlemlerdeki aracı kurum ihtiyacını ortadan kaldıracak. Dünya ekonomi forumuna göre, GSYİH’nın yüzde 10’u 2030 yılına kadar blockchain üzerinden yürütülecek.

Kuşkusuz geçmişte yaşadığımız Endüstri Devrimlerinde olduğu gibi Endüstri Devrimi 4.0’a da uyum sağlayamayan birçok şirket/kurum ortadan kalkmış olacak. Dijital dönüşüm çabalarının ortalama yüzde 70’inin başarısızlıkla sonuçlandığı gerçeğinden yola çıkılarak, bu yıkıcı değişimin hızını da göz önünde bulundurup dönüşümün gereksinimlerinin detaylı analizi yapıldıktan sonra planlanlanması hem birey olarak hem de kurumlar olarak masamızda bulunan yapılacaklar listesinde birinci sırada olmalıdır.

Kaynaklar

Digital Transformation
Survive and Thrive in Era of Mass Extinction
Thomas M. Siebel

Why Digital Transformations Fail
The Suprising Disciplines of How to Take Off and Stay Ahead
Tony Saldanha

6 Milyon Kazasız Adam-Saat

GAMA Güç Sistemleri’nin yapımını üstlendiği Rades-C 450 MW Kombine Çevrim Güç Santrali Projemiz 30 Eylül 2020 itibarıyla 6 Milyon adam-saat kayıp zamanlı kaza olmadan geçirilen süreye ulaşıldı. Tüm Rades ekibimize teşekkür ediyoruz. Önceliğimiz iş sağlığı ve güvenliği.

ATO’dan GAMA’ya Ziyaret

Ankara Ticaret Odası (ATO) Yönetim Kurulu Başkanı Gürsel Baran ve Başkan Yardımcısı Halil İbrahim Yılmaz GAMA Holding’i 7 Eylül 2020 tarihinde ziyaret etti.  Sayın Baran ve Sayın Yılmaz; GAMA Holding Yönetim Kurulu Başkanı Ömer Tunçata, Yönetim Kurulu Başkan Vekili Hakan Özman, Yönetim Kurulu üyeleri Ergil Ersu ve Süreyya Yücel Özden, GAMA Endüstri ve GAMA Güç Sistemleri Genel Müdürü Ahmet Ligvani ve GAMA Enerji Genel Müdürü Tamer Çalışır tarafından karşılandı.  Hakan Özman’ın, GAMA’nın altmış bir yıllık tarihçesini ve başarılarını anlatan konuşması ile başlayan toplantıda Ahmet Ligvani GAMA’nın tamamlamış ve tamamlamakta olduğu projeler hakkında bilgi verdi. Anlatımların bitiminde Sayın Baran, Ankara’dan GAMA gibi köklü ve başarılı bir firmanın çıkmış olmasının gurur verici olduğunu belirtti ve Yönetim Kurulu Başkanı Ömer Tunçata’ya 31 Aralık 1959 tarihli GAMA İnşaat Limited Şirketi’nin kuruluşunun tescilini gösteren Türkiye Ticaret Sicil Gazetesi’nin ve kuruluş dökümanlarının bir kopyasını hediye olarak takdim etti. GAMA’nın yayınlarından iki kitap Ömer Tunçata tarafından Sayın Baran’a hediye edildi.

Covid-19 Döneminde Okulların Son Durumu

COVID-19 salgınının devam ettiği bugünlerde hem anne babalar hem de çocukları için hayat zor geçiyor. Çocukların okula dönmeleri, bu süreçte önemli ve arzu edilen bir adım olsa da bu konuda sizin ve çocuklarınızın aklında pek çok soru işareti olabilir. Aşağıda, sizi bu süreçte nelerin beklediği ve çocuğunuza nasıl destek olabileceğiniz ile ilgili güncel bilgileri derlemeye çalıştım.


Okullar Ne Zaman ve Nasıl Açılacak?
Zor bir dönemden geçiyoruz ve dünya genelinde ülkeler bu krizle farklı şekillerde müdahale ediyor. Her ülke, okulları nasıl ve ne zaman açacağı konusunda farklı bir aşamada. Bu konuda nihai kararı yerel makamlarla istişare ederek merkezi hükümetler verecek. Bu karar verilirken
halk sağlığı, eğitim vb. faktörleri göz önünde bulundurmalı ve okulların açılmasının getireceği avantajları ve riskleri dikkate almalıdır. Bu kararlar alınırken eldeki en güncel bilimsel kanıtlardan yararlanılmalı, çocuğun yüksek yararı ön planda tutulmalıdır. Fakat tüm bunlar okuldan okula farklılık gösterecektir.

Çocuğumun Okula Dönmesi Güvenli Mi?
Okullar, ancak öğrenciler için güvenli hale geldikten sonra açılmalıdır. Böyle bir dönemde açılacak okullarda düzen, daha önce alışık olduğunuz düzenden biraz daha farklı olacaktır. Bu bağlamda, okullar belli bir süre açılıp duruma göre tekrar geçici olarak kapatılabilir. Sürekli yeni
gelişmeler yaşanabileceği için yetkili makamların, her çocuğun güvenliğini sağlamak üzere esnek davranıp sürece uyum sağlaması gerekecektir. Yaşadığınız bölgedeki resmi makamlar, okulların tekrar açılması yönünde henüz bir karar vermemiş olabilir. Bununla birlikte öğrencilerin, öğretmenlerin ve diğer çalışanların okula döndüklerinde güvende olabilmeleri ve ebeveynlerin çocuklarını gönül rahatlığıyla okula gönderebilmeleri için şimdiden ayrıntılı planlar yapılması hayati önem taşımaktadır.

COVID-19 Virüsünün Yayılmasını Önlemek İçin Okullar Ne Tür Önlemler Alabilir?
Okullar yeniden açılırken her ülke; öğrencileri, çalışanları, öğretmenleri ve aileleri korumak üzere genel COVID-19 sağlık stratejisi ile uyumlu bir strateji belirlemelidir.
Bu noktada okulların alabileceği önlemlerden bazıları şu şekilde sıralanabilir:
• Ders başlangıç ve bitiş saatlerinin kademelendirilmesi
• Yemek saatlerinin kademelendirilmesi
• Sınıfların geçici veya açık alanlara taşınması
• Sınıf mevcudunu azaltmak için okula dönüşümlü gidilmesi
Su ve hijyen olanakları, okulların güvenli şekilde yeniden açılmasında çok önemli bir rol oynayacaktır. Okul idareleri; el yıkama, solunum hijyeni (dirsek içine öksürme veya hapşırma), sosyal mesafe ve binaların dezenfekte edilmesi de dahil olmak üzere hijyen önlemlerini arttırmaya ve güvenli şekilde gıda hazırlanmasına yönelik yeni yöntemler araştırmalıdırlar. İdari personel ve öğretmenler, sosyal mesafe ve okulda hijyen uygulamaları konusunda eğitilmelidirler.

Çocuğumun öğretmenine veya okul yöneticisine hangi soruları sormalıyım?
Bu tür kriz durumlarında aklımızda pek çok soru birikebilir. Aşağıdaki sorular bunlardan birkaçına örnek olarak verilebilir:
• Okul, çocukların güvenliğini sağlamak için ne tür adımlar attı?
• Okul, öğrencilerin ruh sağlığını korumak için onlara nasıl destek olacak ve hastalık geçiren öğrencilere karşı önyargı ile nasıl mücadele edecek?
• Okul, özel destek alması gereken çocukları nasıl yönlendirecek?
• Okulun güvenlik ve zorbalıkla mücadele politikaları okullar yeniden açıldığında değişecek mi?
• Veli toplantıları vb. ağlar vasıtasıyla okulun güvenlikle ilgili çalışmalarına nasıl destek olabilirim?


Çocuğum Derslerinden Geri Kalırsa Ne Yapmalıyım?
Dünya genelinde öğrenciler, okula gitmeye devam etme konusunda ne kadar istekli olduklarını göstermiştir. Öğretmenlerinin ve ailelerinin desteğiyle zor şartlar altında derslerine devam edebilmişlerdir.
Fakat okullar yeniden açıldığında geri kaldıkları derslerini telafi etmek için çocukların daha fazla desteğe ihtiyacı olacaktır.
Pek çok okul, öğrencilerin derslerden geri kalmaması için telafi dersi vermeyi planlamaktadır. Bu doğrultuda dönem başında bilgi tazeleme veya takviye dersleri verilebilir, okul sonrası programlar düzenlenebilir veya ev için ek ödevler verilebilir. Okul idareleri tüm sınıfları tam zamanlı olarak açmayabilir. Böyle bir durumda okullar, “harmanlanmış öğrenme” modeli kapsamında hem sınıf ortamında eğitimi hem de uzaktan eğitimi (evde ödevleri, radyo, TV veya internetten eğitim yoluyla) bir arada uygulamayı tercih edebilir.

Bu noktada okul ve ödevleri konusunda bir düzen oluşturarak çocuğunuza evde daha fazla destek olmalısınız. Bu yöntem, çocuklarınız kendilerini huzursuz hissettiklerinde ve odaklanmakta güçlük çektiklerinde onlara yardımcı olacaktır. Ayrıca bilgi edinmek için çocuğunuzun öğretmeni veya okulu ile iletişime geçebilirsiniz.
Çocuğunuz salgın sonucunda bir aile ferdini kaybetmişse, üzüntü veya normalden fazla kaygı duyuyor olabilir. Böyle bir durumda, çocuğunuzun öğretmenine veya okuluna bilgi vermeyi ihmal etmeyin.


Çocuğum Okula Dönmekte Zorlanıyorsa Ne Yapmalıyım?
Çocuğunuz, devam eden krizin yarattığı stresle farklı bir şekilde baş etmeye çalışıyor olabilir. O nedenle destekleyici ve koruyucu bir ortam oluşturmalı, sorularına ve duygularını ifade ediş şekillerine olumlu cevaplar vermelisiniz. Çocuğunuza destek olmalı, böyle zamanlarda endişe
ve kaygı hissetmelerinin normal olduğunu onlara söylemelisiniz.
Alıştıkları düzeni korumaları için çocuklarınıza destek olun ve yemek yapma, ailece kitap okuma, oyun oynama gibi günlük faaliyetleri eğlenceli hale getirmeye çalışın. Sizinle aynı şeyleri yaşayan diğer anne babalar ile bir araya gelerek deneyimlerinizi paylaşabilir, birbirinize destek olabilirsiniz veya aile ya da topluluk gruplarına katılabilirsiniz.

Saygılarımla,
Dr. Ömür Hiçdönmez
GAMA Holding İşyeri Hekimi

ENR’da 21. Yıl

GAMA olarak tam 21 yıldır aralıksız ENR En Büyük Uluslararası Müteahhit Firmalar Listesinde yer almaktan büyük bir gurur duyuyoruz. Bütün GAMA ailesine emekleri ve çalışmaları için teşekkür ederiz.

GAMA Enerji Fortune 500 Listesinde

GAMA Enerji, Türkiye’nin en büyük 500 şirketini belirleyen Fortune 500 Türkiye 2019 listesine 146. sıradan girdi. Bu yıl Türkiye’de 13.’sü yayınlanan Fortune 500 listesine arka arkaya 4 kez aralıksız girmesini sağlayan ve başarımızın sürdürülebilir olması için çalışan tüm GAMA Enerji ekibimize teşekkürlerimizi sunarız.

Neler Yaşandı?

Dünyada başlayan COVID 19 salgınının pandemiye dönüşmesiyle GAMA içinde çalışma ortam ve şartlarının düzenlenmesi gündemimize geldi.

İlk iş olarak kriz yönetim kurulunu konu ile ilgili uzman personelden oluşan yönetsel birimi oluşturduk. Birbirini izleyen önemli kararlar almak zorunda kaldık. Yönetimsel ve güncel yürütmenin düzenlenmesi için işbaşı yapıldı. İlk kararımız salgının hayati öneme haiz olduğu ve doğru yönetilmesi gerektiği oldu. Yönetim Kurulu’na güncel verileri sunduk. Yönetim Kurulu son derece hızlı ve özverili davranarak uzaktan çalışma programını başlattı. Bunun altını çizmek istiyorum;GAMA Türkiye’de ilk aksiyon alan kurumlardan biri oldu. Bu yüzden adıma Yönetim Kurulu’na minnettarım.

Kriz Yönetim Kurulu son derece reaksiyonel davranarak birçok rasyonel karar aldı. Şu anda şirket bünyesinde oluşturulan ve uygulamaya konulan tüm kurallar determine edilerek dahagüvenli çalışma ve yaşam ortamlarını yarattı. Bu kurallar sonuçları hiçbir vaka ve sorun yaşanmaması olarak yorumlarsak doğru işler yapıldığını paylaşmak bizin için ayrı bir keyif oldu.

Yazının başlığı “NELER YAŞANDI” idi ama mesleki sorumluluk gereği birkaç öneri yapmadan geçemeyeceğim.

CORONA günlerinde virüsün yaşamımıza kattığı korunma disiplini iki ana kompanenten oluşuyor.

İlki; Maske kullanımı,
Sosyal Mesafeyi Korumak;
Kişisel Hijyen Kurallarına Uymak,

İkincisi ise; Olası virüs bulaşmalarında bizi koruyacak olan vücudumuza yaptığımız yatırım yani immuniteyi nasıl arttıracağımız ve en önemlisi nasıl koruyacağımızın ipuçları ise,

  • Günlük yeterli miktarda su tüketmek (2 lt yeterlidir)
  • Planlanmış fiziki aktivite; ki bu haftada 3 günden az olmamak kaydıyla ve 30 dakikadan kısa olmamak üzere bir zaman dilimine yayılmış yaş, kilo, cinsiyet gibi birçok katmanı olan spor alışkanlığının geliştirilmesidir.
  • Düzgün beslenme, yüksek protein, yağ ve karbonhidratlardan oluşan yüksek oranda sebze ve yeşillik içeren günlük diyettir.
  • Uyku; erken yatıp, erken kalkmayı içeren en az 7, en çok 8 saatlik bölünmemiş uyku periyodudur.
  • Vitamin alımı; özellikle Vitamin D için gün içerisinde sabah saatlerinde 10:00 ila 11:00 akşam 16:00 ile 17:00 saatleri içerisinde 15 dakikalık güneş alımı yeterli olacaktır. Cildimizin daha ince olduğu boyun bölgesi ve kol içlerinin açıkta bırakılması önemlidir. Güneş alımının SEROTONİN salınımını artırdığını unutmamalı. Serotonin bugünlerde yaşanmış olan korku ve korkuların kristalleşmesi ile oluşan kaygı ve kaygı bozukluklarının elimine edilmesinde büyük rol oynar.
  • Alkol alımı, sigara kullanımı ve şeker kullanımına mutlaka sınır getirilmelidir. Sağlıklı günler dilerim.
    Dr. ÖMÜR HİÇDÖNMEZ

Hedefimizi Tutturduk!

Dünyamızda sürdürülebilir bir gelecek için enerji verimliliğinin önemi gün geçtikçe artıyor. 2013 yılından bu yana enerji verimliliğini artırmak amacıyla GAMA Merkez binamızda ISO 50001 Enerji Yönetim Sistemi uygulanıyor. Bu doğrultudaki çalışmalarımız sonucunda 2019 yılı içinde bir önceki yıla göre elektrik tüketimini % 14,9 doğal gaz tüketimini %4 oranında azaltarak 2019 yılı hedeflerimizi tutturmuş olmanın mutluluğunu sizlerle paylaşıyoruz. GAMA Ailesine bu konudaki destekleri ve hassasiyeti için teşekkür ediyoruz.

ALBA Projesi “National Winner” seçildi

GAMA Güç Sistemleri ve General Electric konsorsiyumu tarafından yapımı tamamlanan 1800 MW ALBA PS5 Kombine Çevrim Güç Santrali Projemiz MEED Project Awards kapsamında “Power Generation Project of the Year” kategorisinde “National Winner” olarak seçildi. Bu büyük başarılarından dolayı GAMA Güç Sistemleri ALBA ekibimizi tebrik ediyoruz!